BASIN AÇIKLAMASI
Tarih: 29.08.2019| Okunma Sayısı: 1101

 

BASIN AÇIKLAMASI

 

Yaşadığımız düzende kadın olmanın ne kadar zor olduğuna her gün korkunç olaylarla tanık oluyoruz. Her an onlarca kadınımız erkek şiddetine maruz kalıyor. Türkiye yakın zamanda ‘Ölmek İstemiyorum’ çığlıklarıyla bir kadınımızın daha katledilmesine şahit oldu. Aynı günler içerisinde Emine Bulut ve Tuba Erkol cinayetleri, basite indirgenecek birer ölüm değil, gittikçe artan bilinçli ve tasarlanmış kadın cinayetlerindendir. Tuba Erkol katiline karşı uzaklaştırma kararı olmasına, Emine Bulut ise yıllar önce boşanmış olmasına rağmen erkek şiddetinden kurtulamamışlardır.

Son yaşadığımız elim hadiselerden de görüleceği üzere ülkemizde kadın cinayetlerinin artmasının nedeni boşanmalar, nafaka veya velayetin kime verildiği değildir. Kadını eşit bir birey olarak görmeyen zihniyet için kadın, ancak kendisi için yaşarsa vardır. Kadını hür, kararlarını kendi veren ve hayatını kendi fikri ile sürdüren bir birey olarak kabul etmeyen  bu zihniyet, kadının kendi egemenliğinden çıkmasını, hayatını ve çocuklarının hayatını kendi idame edip yürütmesini, kendisi ile eşit söz hakkına sahip bir birey olmasını kabul etmemekte, edememektedir. Bu algının en büyük nedeni cinsiyet eşitliğinin özümsenmemesidir. Maalesef sadece kadının oyu ile erkeğin oyunun anayasal seçimlerde eşit sayılmasıyla ya da aynı işi yapan kadın ve erkeğin aynı vergi dilimine girmesi ile cinsiyet eşitliği sağlanamamaktadır. Bu sorun, ancak toplumun tüm kesimlerinin el ele vererek, aynı çaba ve özveri ile toplumsal cinsiyet eşitliğinin tüm vatandaşlara anlatılması ve sadece devlet nezdinde değil toplum algısında da eşitliğin sağlanmasıyla çözümlenebilir. Bu iki isim basına yansıyan ve haberdar olabildiğimiz sayısız mağdurlardan. Her gün bir çok kadın çeşitli şekillerde erkek terörünün mağduru ve kurbanı olmaktadır. Bilinen, görülen bütün bu üzücü olaylar nedeni ile 6284 sayılı Kanun’un ve İstanbul Sözleşmesi’nin önemi bir kez daha anlaşılmıştır. Herkesi bu hususlarda doğruları öğrenmeye, kitle iletişim araçları ve sosyal medya aracılığı ile yürütülen yanlış ve sahte algıyı yıkmaya, 6284 Sayılı Kanun’a ve İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Adıyaman Barosu ve Adıyaman’da Kadın Hakları alanında çalışan dernek ve platformları olarak kadının insan hakları mücadelesini yılmadan sürdüreceğimizi, kazanılan haklarının koruyucusu ve kadına yönelik tüm davaların takipçisi olacağımızı kamuoyuyla saygıyla paylaşıyoruz.29.08.2019

 

                                                                     Adıyaman Barosu

                Kadın Hakları Komisyonu 

               Ve

        Adıyaman Hakları Dernekleri

 

        

 

20.02.2020
AV. MUSTAFA KÖROĞLU
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.